Dini Hikayeler
Bire Bin Kazandıran Hazine: Teravih Namazı
3 Ağu
Bir Ramazan akşamı cami imamının kapısını çalmış gençler.
— Hocam, demişler. Teravihe gelmek istiyoruz ama yatsıdan biraz sonra dünya kupası maçı var. Yetişebilir miyiz?
İmam gençleri kaçırmak istememiş.
— Tabiî ki yetişirsiniz çocuklar, ezan okununca camiye gelin, cevabını vermiş.
Yatsı ezanı okunmuş, gençler camiye koşmuş. İmam yatsıyı normal bir şekilde kıldırmış, ama sıra teravihe gelince bir koşturmaca başlamış. Öyle ki, gençler ikinci secdeden kalkarken yaşlılar birinciyi ancak yetiştiriyor. Herkes kan ter içinde kalmış.
» Bu Yazı Bugün 0 Defa Okundu.Toplamda ise 19 Defa Okundu.Okuyan Kardeşlerimizden Allah Razı Olsun.
Allahü Teâlâyı Bilirmisin?
12 Haz

Abdullah bin Mübarek, bir gün yolda gidiyordu. Önünde birkaç koyunla bir çoban çocuk gördü. Ona acıdı ve; “Zavallı, çocuklukta çobanlık yaparsa, büyüdükte Allahü teâlânın ibâdet ve mârifetine nasıl erişir?” dedi. Sonra kendi kendine; “Gideyim, ona Allahü teâlâyı tanımakta bir mesele öğreteyim.” deyip, çocuğun yanına geldi ve:
-Evlâdım, Allahü teâlâyı bilir misin? buyurdu.
» Bu Yazı Bugün 0 Defa Okundu.Toplamda ise 3 Defa Okundu.Okuyan Kardeşlerimizden Allah Razı Olsun.
İbadet Artarsa Rızık da Artar
12 Haz

Bir derviş. Evden ayrılışında hanımına işe gidiyorum diyerek ayrılır, ancak doğru tekkeye gider ibadet ederdi. Akşam eve döndüğünde Hanımı:
- Yiyecek bir şeyimiz yok biliyorsun, elin boş mu döndün, dediğinde de
- Çalıştığım zat öyle cömertki… Ondan para istemekden utanıyorum. Ay sonunda ücretimin tamamını toptan verecek, derdi.
Ay sonu geldiğinde, yine evden ayrılmış, tekkeye gitmiş, ibadete koyulmuştu. Akşam eve döneceğinde bir düşünce kendisini aldı, ay sonu idi, hanıma ne diyecekti. Mahzun mahzun eve doğru yürüyordu. Sonunda eve yaklaştı. Evden leziz yemek kokuları etrafa yayılıyordu. Şaşırmıştı, kapıyı hanımı güler yüzle açar, içeri girerler olanları kocasına şöyle anlatır:
» Bu Yazı Bugün 0 Defa Okundu.Toplamda ise 0 Defa Okundu.Okuyan Kardeşlerimizden Allah Razı Olsun.
Hapishanede Kılınan Namaz
12 Haz

Horasan vâlisi Abdullah bin Tâhir, çok âdil biriydi. Jandarmaları birkaç hırsız yakalamış, vâliye bildirmişlerdi. Getirilirken hırsızlardan birisi kaçtı. O sırada Hiratlı bir demirci, Nişapur’a gitmişti. Demirciyi, gece eve giderken, jandarmalar yakaladılar ve diğer zanlılarla beraber vâliye çıkardılar.
Vâli dedi ki:
» Bu Yazı Bugün 0 Defa Okundu.Toplamda ise 0 Defa Okundu.Okuyan Kardeşlerimizden Allah Razı Olsun.
Hakimin Dört Suçu
12 Haz

Hazreti Ömer Radıyallahü Anh, hilafeti zamanında Hımıs ileri gelenlerine bir mektup yazıp çevredeki fakirlerin kendisine bildirilmesini isteyerek yardım edeceğini bildirdi. Hımıs’lılar Şam ve civarında bulunan fakirlerin bir listesini Halife Hazreti Ömer’e arzettiler. Hazreti Ömer (R.A.) gelen listeyi açıp baktığında listenin başında kadı olarak ta’yin ettiği Sa’d bin Amir’in ismini görüp listeyi getirenlere hakiminin malî durumunu sordu. Onlar:
- Hakimimiz hakikaten gayet fakirdir. Çünkü rüşvet olacağı korkusundan, en küçük bir hediyemizi bile kabul etmiyor, dediler. Bu sözler Halife Ömer’in hoşuna gitmişti:
» Bu Yazı Bugün 1 Defa Okundu.Toplamda ise 1 Defa Okundu.Okuyan Kardeşlerimizden Allah Razı Olsun.
Seyyide Tün Nefise
12 Haz
Allah dostlarından…. Seyyide Tün Nefise Bir akşam vakti. Kapısı çalınıyor. Komşuları, gayrimüslim bir çift. Bir ricaları var.
-Komşu, sende biliyorsun, bizim felçli bir kızımız var. Önemli bir işimiz çıktı, sabaha kadar gelemeyebiliriz. Biz gelene kadar Allah için… kızımıza bakabilirmisin?
İşi gücü ibadet ve gözyaşı olan ulvi kadın:
- Ne demek, siz işinize bakın evladınızı düşünmeyin.
» Bu Yazı Bugün 0 Defa Okundu.Toplamda ise 2 Defa Okundu.Okuyan Kardeşlerimizden Allah Razı Olsun.
İYİLİK YAP DENİZE AT!
12 Haz

Birgün Cüneyd-i Bağdâdî hazretleri bir deniz kenarında gezerken bir Mecusî, yanına bol miktarda yem almış, denizdeki balıklara yem atıyormuş. Aralarında şöyle bir konuşma geçmiş:
- Ne yapıyorsun böyle?
- Sevap kazanmak için balıklara yem atıyorum….
- Senin sevap kazanman için, evvela iman etmen lâzım. Sen Müslüman değilsin ki, hangi sevaptan bahsediyorsun?
- Peki benim bu balıklara yem verdiğimi o bahsettiğin Allah görüyor mu?
- O’nun bilmediği, O’nun görmediği bir şey yoktur ki…
- Bu da bana yeter.
Aradan 3-5 sene geçmiş, Cüneyd-i Bağdâdî hazretleri hacca gitmiş, tavaf ederken bakmış, deniz kenarında balıklara yem atan Mecusî de tavaf ediyor. Cüneyd-i Bağdâdî hazretleri sormuş:
- Burada senin ne işin var?
- O beni gördü.
- Nasıl gördü?
- Sen gittikten sonra içimde bir nûr parladı, baktım, balıkların hepsi Kelime-i şehâdet getiriyor. Ağaçlara baktım, Kelime-i şehâdet getiriyor, ben de Kelime-i şehâdet getirmeğe başladım. Senin Rabbin beni gördü, O gördüğü için de buraya geldim. Sana bir nasihat vereceğim:
İyilik yap denize at, balık bilmezse Hâlık bilir..
» Bu Yazı Bugün 0 Defa Okundu.Toplamda ise 0 Defa Okundu.Okuyan Kardeşlerimizden Allah Razı Olsun.










![“serhaber.com” [İnternet Haberciliğinde Son Durak] “serhaber.com” [İnternet Haberciliğinde Son Durak]](http://www.islammektebi.net/resimler/serhaber.jpg)
Son Yorumlar